Seni Özlüyoruz
Seni Özlüyoruz...
  Site Menüsü
09.09.2010 08:39

  Giris
Kullanıcı Adı

Şifre

Yeni Kayıt

  Şair Ergin GÜNÇE

  Üye Linkleri
 
  Site İstatistiği
Tekil Hit
Bugün : 17
Dün : 23
Toplam : 46360
Çoğul Hit
Bugün : 156
Dün : 351
Toplam : 365994
  Çağşad'a Çağrı/ şiir ( H ü r d e m i )

şiir için lütfen tıklayınız...

  Dünyanın En Eski Aşk Şiiri Tableti
Dünyanın en eski AŞK ŞİİRİ tableti
  B a n n e r

Yenicagsad.com banner 

Bannerimizi sitenize ekleyebilirsiniz.


Köşe Yazıları


Osman NAMDAR
onamdar@yahoo.com

İmge Simge Savaşı

 

"Şiir, dil içinde dildir," diyen Valery, bugün yaşasaydı antropoloji ve dilbilimde olan gelişmelerin kendini haklı çıkardığını görseydi, ne kadar mutlu olurdu bilemem, ama mutlaka mutlu olurdu. Antropoloji, insanlık tarihine yalnızca bulduğu fosillerle bakmıyor artık: Mitokondriyal akrabalıkların incelenmesiyle yirmi bin, otuz bin yıl önce hangi gruplar hangi gruplarla hangi dere kenarında buluştu; hangi mağarada akrabalıklar kuruldu, nasıl kuruldu; hangi çayırda hangi yiyecekler paylaşıldı; hangi simgeler aynı ya da ayrı anlam taşıyordu; hangi simgeler üzerinde birleşildi, hangilerinden dolayı kavga çıktı gibi sıralanabilecek bir sürü soruyu irdeliyor. Bu sorulara yanıt vermeye çalışan insanlardan biri olan Antropolog Margaret  Conkey, 'Yirmi bin yıl öncesinin sanatı’, bugünkü insanın (biyolojik o.n.) kökeni ile ilintili değilse de bugünkü insanın anlamı ile ilintilidir,' diyor.

 

 

İnsanın anlamını çözme uğraşında, dil önemli unsurların en başındadır. İşte, bugünkü insana anlam katan dil, yirmi bin yıl önceki atalarımızın kullandıklarının üzerine eklene eklene bugüne geldi. İlk dil, belki de homurtularla bir mağara duvarına ya da büyük bir kaya parçasına bırakılan işaretlerdi. O ilk(s)el dilden, bugün iletişim için kullandığımız dil(ler)e ulaşıncaya kadar alınan yolda, insana özgü zihinsel yeti olan 'imge kurma gücü' bizi uygarlığa(!) taşımış, bizi biz yapmıştır; imgelerle yaratılan dünya, var olan dilin ötesine geçebilme olanağı sunmuştur insana. Kültürel evrimimizin başlamasında imge kurma ve yaratma yetimizin yeri tartışılamaz. İmge yaratabilen insan 'nesnelerle oynayarak dilin ötesine geçme olanağı' kazanır ve 'simgeleşen imgeler bir güç (iktidar) ortamında devinirler.'1 Bu güç ortamı, 'maddesel varoluş koşulları içerisinde bilinçle, fakat yanlış bir bilinçle, gerçek diye algıladığımız ideoloji'2 olarak çarpar yüzümüze. Dilsel dönüşüm süreci, insanlığın tarihsel birikimi içinde doğanın varolan bilgisini içselleştirerek, çevresine anlam yükleyerek, anlam kazanan dünyadan sezgileri ve duygularıyla elde ettiği düş bilgisinden yararlanarak, ideolojilerini ve inanç sistemlerini yaratmıştır. Bunların en etkili aktarım yolu ise günlük dil'le karşımıza çıkan söylemler içinde dondurulmuş olan simgelerdir. Ancak, simgelerin derin anlamlarının çözümlenmesinde kullanılabilecek tek şey akıl süzgecidir; sentezdir.

 

 

Bu bağlamda günlük dil, "tıpkı dinsel inançlar gibi insan yaşamının her parçası ve olayı üstüne öncelenmiş anlamlandırmalara dayanır."2 Öncelenmiş anlamlandırmalar simgeler olarak çıkar karşımıza ve simgeler tehlikelidir, ölümcüldür, öldürücüdür. 'Bir Türk dünyaya bedeldir'in anlamını düşünürsek, ne çok yıkıcı olduğunun ayırdına varırız. Simgelerin gücü, zenci Michael Jackson'ı,  beyaz ırka mensupmuş gibi duyumsatmak için çıldırtır, tanınmaz hale sokar. Kendini simgelerle anlamlandırmaya kalkan insanın varoluş çaresizliğini görürüz.

 

 

Tarihsel süreci süzme yeteneği olması gereken sanatçının, şairin hayat, düş ve akıl bilgileri sonunda ulaşması gereken sentez, ilkel ve dondurulmuş olan simgelerle kendini sürdüren günlük dil'i aşabilmek olmalıdır. Aşkınlığa ulaşabilmenin olmazsa olmaz önkoşulu özgürlüktür. Özgürlüğünü de aklını kullanarak kazanacaktır. Aklını kullanamayan sanatçı, gerçek anlamda özgürlüğünü yaşayamadığı için özgün bir yaratıcılığın ustası olmaktan uzaklaşacaktır. Daha işin başında ilkel ve donuk dil'e mahkûm olacaktır; 'dil içinde dil' yaratamayanın kendisi dil'in kurbanı olur sonunda. Eğretilemenin dilde yapabildiği ast üst ilişkisini kırmayı bile aşamayarak, farkında olmadan simgelerle, tekrarın tekrarıyla uğraşır ve bir bataklığa saplanıp kalır.

 

 

'Dil içinde dil' olan şiir, (egemen) ideolojilerin ortakyaşar (sembiyotik) ilişkide bulunduğu günlük-simge-dil'i aşmak, kurmacanın, karmaşanın, öteanlamların, yani imgenin diline ulaşmak zorundadır. Tabii ki her zaman yeni yaratılan imge, donup kalma ve simgeleşme eğilimindedir. İyi diyeceğimiz şiir, aşkın olan şiirdir. 'Dil içinde dil' (üst-dil) olan şiirde çiçeği çiçek olarak anlamlandırmayan şair; kurmacadan, kargaşadan, öteanlamların dünyasından yeni bir anlamlandırma dünyasına taşımıştır çiçeği. Böylece günlük dil, bulanarak, bir geçişme sürecine girerek, çiçeği 'bambaşka bir şey' yapar. 'Çiçek, bitkilerin üreme organlarını taşıyan, renkli, çoğunlukla kokulu kısmı'  olmaktan kurtulur.

 

 

Şiirde 'bitkilerin üreme organlarını taşıyan, renkli, çoğunlukla kokulu kısmı' anlamlandırmasını kullanmakla, gücü elinde bulunduran ideolojilerin her zaman kullandığı yöntem olan yineleyim in tuzağına düşeriz. Roland Barthes'ın dediği gibi, 'yineleyim, ölü bir dünya, kımıltısız bir dünya kurar.' Sanatçı, bu kuru, ölü dünyadan, tarihsel suç ortaklığından ancak ve ancak, yarattığı üst-dil ile kurtarır kendini; imgenin gücüyle.

 

 



09.11.2008 12:39      1127 okuma.

   Yazarın bütün yazıları :

  • Can Yücel'in Yokluğunda Sokağın Dili    13.11.2007
  • İmge Simge Savaşı    09.11.2008
  •   Editörden

    F. Oktay / M.Doğan

    Gündemimiz

      Söyleşi

     

    Ahmet İNAM-Ersin YILANCI

    Söyleşi için tıklayınız

      Dost Site Linkleri

    akashazone.com

    Antolojide Biz

    merihli.com

    edebiyata.com 

    siirakademisi.com

    edebiyatdefteri.com

    forumedebiyat.com

    kemalozer.net

    yazimhane.com

      7/ 24 Üye Destek

    Derneğimiz hakkındaki
    soru ve görüşleriniz için


    Tıklayınız...

      " Deli Rakkase " Habibe Ağaçdelen
    Tasarım ve Yazılım Orden Bilişim
    www.cagsad.com
    Her Hakkı Saklıdır. Copyright © 2007

    Sitemizi 0 kişi ziyaret etmiştir.




    Sitemizde yer alan yazı ve şiirlerin telif hakları yazarlarına aittir. Yayınlanan yazı ve şiirlerin içeriğinden Derneğimiz sorumlu değildir.




    A.İLHAN ŞİİR ÖDÜLÜ İÇİN TIKLAYINIZ...
    W.B.YeatsYosa BusonWilliam Shakespeare
    Su Tung PoThomas MooreVoltaire
    Sarojini NaiduStephane MallarmeShimazaki Toson(1)
    Rudyard KiplingSant TukaramSarah Teasdale
    Paul EluardPaul ValeryRoald Dahl
    Matsuo BashoMuhammed IkbalOmer Hayyam
    M.A.KuzminM.Y.LermontovMark Twain
    Jean CocteauJohn WilmotJRR Tolkien
    Guillaume ApollinaireH.W.LongfellowIngeborg Bachmann
    Federico Garcia LorcaGeorge CanningGoethe
    Dorothy ParkerE.B.BrowningEzra Pound
    Amy LowellA.S.PushkinAnais Nin
    GazaliBertold BrechtAndre Breton
    Dylan ThomasCharles BukowskiCarl Sandburg
    Elizabeth BishopLawrence DurrellEdgar Allan Poe
    Langston HughesGwendolyn BrooksEmily Dickinson
    Ted HughesSylvia PlathOgden Nash
    William ShakespeareWalt WhitmanWilliam Blake